Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 45,5868 0,02 Değişim Euro : 52,9368 0,02 Değişim Altın : 6.646,36 %1,18 Değişim BIST 100 : 14.012,01 %-0,12 Değişim Brent Petrol : 111,01 -0,97 Değişim

Ayıplı malda e-ticaret platformlarına da dava yolu açılıyor

Anayasa Mahkemesi 12/2/2026 tarihinde E.2024/187 numaralı dosyada, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 48. maddesine 7392 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen (6) numaralı fıkranın (d) bendinde yer alan “…ile 11 inci…” ibaresinin ve 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 7416 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle başlığı ile birlikte değiştirilen 9. maddesinin (1) numaralı fıkrasının “tüketici sözleşmeleri” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Kaynak : Resmi Gazete Giriş : Güncelleme :
Ayıplı malda e-ticaret platformlarına da dava yolu açılıyor

İtiraz Konusu Kurallar

İtiraz konusu kurallarda elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içeriğin ve içeriğe konu mal veya hizmetlerin hukuka aykırı olmasından sorumlu olmadığı öngörülmektedir.

Başvuru Gerekçesi

Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kurallarla aracı hizmet sağlayıcıların sundukları içeriklerin hukuka aykırılığından sorumlu tutulmamasının devletin tüketicinin korunmasına yönelik yükümlülükleriyle bağdaşmadığı, tüketici ile aracı hizmet sağlayıcı arasındaki dengenin tüketici aleyhine bozulduğu, tüketicilerin elektronik ticaret pazar yerinden aracı hizmet sağlayıcının oluşturduğu güven nedeniyle alışveriş yaptığı, güven sorumluluğu ilkesi gereğince aracı hizmet sağlayıcıların aracılık ettikleri sözleşme bakımından sorumlu tutulmalarının anayasal bir zorunluluk olduğu, aracı hizmet sağlayıcılara sorumsuzluk öngörülmesi suretiyle tüketicilerin zararlarını talep etme bakımından  mahkemeye erişim hakkına sınırlama getirildiği, aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcılar ile küçük ölçekli satıcı veya sağlayıcılar arasında eşitsizlik yaratıldığı belirtilerek kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Elektronik ticaret kapsamında alınan mal veya hizmetin içeriğinin hukuka aykırı olması durumunda yaptığı ödeme karşılığında mal veya hizmet almış olan tüketicinin mal varlığında bir değer kaybı yaşanacaktır. Söz konusu değer kaybının maddi varlığa ilişkin olduğu ve mülk teşkil ettiği, bu bağlamda da mülkiyet hakkı kapsamında olduğu açıktır.

İtiraz konusu kurallar; aracı hizmet sağlayıcının, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içeriğin ve içeriğe konu mal ve/veya hizmetlerin hukuka aykırı olmasından sorumlu olmadığını düzenlemek suretiyle aracı hizmet sağlayıcının mülkiyet hakkının korunmasını amaçlamaktadır. Elektronik ticarette hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içeriğin ve içeriğe konu mal veya hizmetin hukuka aykırı olması durumunda hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı ile tüketicilerin mülkiyet hakkından kaynaklanan menfaatleri çatışmaktadır. Devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında, çatışan menfaatler durumunda her iki tarafın menfaatlerinin mümkün olduğunca dengelenmesi ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir netice doğuracak şekilde sonuçlandırılmaması gerekir.

Aracı hizmet sağlayıcılar, elektronik ortamda ve başkaları arasında iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılması için uygun bir ortam sağlayan gerçek ve tüzel kişilerdir. Günümüzde aracı hizmet sağlayıcıların aracılık ettikleri iktisadi ve ticari faaliyetin yapılması sırasındaki konumu değişebilmektedir. Aracı hizmet sağlayıcılar iktisadi ve ticari faaliyetin yapılması sırasında bazen sadece alıcı ve satıcı veya sağlayıcının uzaktan iletişim kurmalarını sağlamakta iken diğer bazı durumlarda ise aracılık ettikleri iktisadi veya ticari faaliyete konu olan mal ya da hizmet hususunda bilgi sahibi olmakta, hatta bu mal veya hizmetler üzerinde kontrol sahibi olabilmektedir. Bu nitelikteki aracı hizmet sağlayıcılar aktif aracı hizmet sağlayıcı olarak kabul edilmektedir.

Aktif aracı hizmet sağlayıcılar, pasif konumda olan aracı hizmet sağlayıcılara göre aracılık ettikleri iktisadi veya ticari faaliyet hususunda daha etkin konumdadırlar. Bu bağlamda aktif aracı hizmet sağlayıcılar, mal veya hizmeti sunanların niteliklerini belirleme ve sunulan hizmetin veya satılan malın kalitesini değerlendirme konusunda etkin rol oynayabilmektedir.

Karşılaştırmalı hukukta ilke olarak aracı hizmet sağlayıcıların güvenli liman adı altında hizmet sağlayıcılar tarafından sunulan içerikten sorumlu tutulmadıkları görülmektedir. Ancak söz konusu sorumsuzluğun genel olarak sadece verilerin teknik ve otomatik olarak işlenmesi yoluyla tarafsız bir şekilde hizmet sunan aracı hizmet sağlayıcılar yönünden kabul edildiği, aracılık faaliyetinde aktif rol alan aracılar yönünden anılan sorumsuzluğun kabul edilmediği görülmektedir.

Dijitalleşme sonucunda elektronik ticaret yoluyla işletmeler faaliyetlerini bir işyerine bağlı olmaksızın arz ve talebin fiziki ortamdan bağımsız olduğu elektronik alanda gerçekleştirebilmekte, bu durum ise elektronik ticaret sektörünün küresel ticaret hacmi içindeki payının her geçen gün artmasına imkân tanımaktadır. Aynı zamanda tüketici işlemlerinin azımsanamayacak miktardaki kısmının elektronik ortamda yapılmasına neden olmaktadır. Bu durum yapılan işlemlerle ilgili olarak tüketiciyi koruyucu ve tüketicinin zararlarını tazmin edici mekanizmaların oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.

Kurallar, tüketicinin aracı hizmet sağlayıcıya karşı içeriğin veya içeriğe konu mal veya hizmetin hukuka aykırı olmasından kaynaklı olarak doğrudan dava açabilmesini her durumda ve şartta imkânsız hâle getirmektedir. Hâlbuki aracı hizmet sağlayıcının sadece elektronik ticarete konu mal veya hizmetler hakkındaki bilgilerin teknik ve otomatik olarak işlenmesi yoluyla tarafsız bir şekilde hizmet sunmakla kalmayıp ticarete konu mal veya hizmetler hakkında bilgi sahibi veya bu mal ya da hizmetler üzerinde kontrol sahibi olması hâlinde, başka bir deyişle iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılması hususunda aktif bir rol oynadığı durumlarda dahi sorumlu tutulmaması tüketicinin bazı hâllerde korumasız kalmasına neden olacaktır. Özellikle tüketicilerin satıcı veya sağlayıcıya ulaşamadığı durumlarda tamamen korumasız kalması ve zararlarını tazmin edememesi gündeme gelebilecektir. Kurallar, belirtilen hususlarda tüketicilerin aleyhine ortaya çıkabilecek olumsuzlukların önüne geçecek güvenceleri içermemektedir.

Bu itibarla kuralların tüketicilere aşırı bir külfet yüklediği, aracı hizmet sağlayıcılar ile tüketicilerin mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi tüketiciler aleyhine bozduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kurallar devletin mülkiyet hakkına ve tüketicinin korunmasına ilişkin pozitif yükümlülükleri ile bağdaşmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir.