Çalışanlar artık sadece maaş artışı istiyor
Dorinsight'ın yaptığı araştırma, Türkiye'deki iş dünyasında maaş beklentisinin psikolojik sınır haline geldiğini gösteriyor. Proje Müdürü Çağbey Mert yönetiminde hazırlanan çalışma, profesyonellerin yan haklar yerine nakit artışına yöneldiğini ortaya koydu. Çalışanlar zam dönemlerini artık bir motivasyon kaynağı olarak değil, ekonomik dayanma eşiği olarak tanımlıyor.

Ülke genelinde tırmanan yaşam maliyetleri ve gelir baskısı, çalışan kesimin maaş artışlarına yüklediği anlamı kökten değiştirdi.
Dorinsight tarafından gerçekleştirilen kapsamlı araştırmaya; finans, perakende, üretim, hizmet, sağlık, eğitim ve teknoloji gibi farklı alanlardan 1.500 çalışan katıldı.
Sonuçlar, zam dönemlerinin artık bir refah artışı değil, temel yaşam standartlarını koruma mücadelesine dönüştüğünü ortaya koyuyor.
ZAM DÖNEMLERİ MOTİVASYON DEĞİL DAYANMA SINIRI OLDU
Araştırma verileri, zam süreçlerinin çalışanlar üzerindeki psikolojik etkisini gözler önüne seriyor.
Maaş artışı dönemini yüzde 45 oranında kaygı ya da hayal kırıklığı ile karşılayan çalışanlar, bu sürecin bir motivasyon aracı olmaktan çıktığını ifade ediyor.
Memnuniyet ya da umut hissedenlerin oranı yüzde 36 seviyesinde kalırken, her iki çalışandan birinin zam zamanını olumsuz duygularla karşılaması dikkat çekiyor.
KARİYER PLANLARINDA MAAŞ ARTIŞI BELİRLEYİCİ ROL OYNUYOR
Özellikle genç ve orta yaş grubundaki profesyoneller için zam düzenlemeleri, sadece bir gelir artışı değil, kariyerlerine yönelik kritik bir karar anı niteliği taşıyor.
Mevcut ekonomik şartlar altında kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen çalışanlar, finansal tatmini öncelikli sıraya koyuyor.
YAN HAKLAR DEĞİL DOĞRUDAN MAAŞ ARTIŞI İSTENİYOR
Çalışanların yarısından fazlası, esnek çalışma modelleri veya yan haklar yerine doğrudan nakit artışı talep ediyor.
Mevcut ekonomik tablo, çalışanların yan haklardan ziyade cüzdanlarına giren reel miktara odaklanmasına neden oluyor.
ÇALIŞANLARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU BORÇLA YAŞIYOR
Finansal durum, araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından birini oluşturuyor.
Ay sonunda birikim yapabilenlerin oranı sadece yüzde 11 iken, çalışanların yüzde 51'i bir sonraki maaş gününü ucu ucuna bekliyor.
Yüzde 28'lik bir kesim ise her ay borçlanmak zorunda kaldığını belirterek finansal baskının boyutunu özetliyor.
Toplamda çalışanların yüzde 90'ı ay sonuna finansal huzurla ulaşamıyor.
GELİR BASKISI İŞTEN AYRILMA EĞİLİMİNİ TETİKLİYOR
Ekonomik kaygılar, çalışanların sadakatini de etkiliyor.
Katılımcıların yüzde 41'i son 6 ay içinde iş değiştirmeyi düşündüğünü ya da bu yönde adımlar attığını beyan ediyor.
Başka bir şirketten gelen yüksek maaş teklifi, mevcut iş yerinden ayrılma kararında en büyük etken olarak öne çıkıyor.
Sosyo-ekonomik statü fark etmeksizin tüm çalışan grupları benzer sıkıntıları paylaşıyor.
Tüm segmentlerdeki çalışanların yaklaşık yüzde 90'ı ay sonunu borçlanarak ya da ucu ucuna getiriyor.
MAAŞ ALGISI İLE GERÇEKLER BİRBİRİNDEN UZAKLAŞIYOR
Salary Insights verileriyle desteklenen araştırma, çalışanların hissettiği maaş seviyesi ile gerçek rakamlar arasındaki farkı inceliyor.
Özellikle perakende ve hizmet sektöründe çalışanların, aldıkları ücretin piyasa ortalamasının altında olduğuna dair güçlü bir inanç taşıdığı görülüyor.
Eğitim ve teknoloji gibi alanlarda da benzer bir memnuniyetsizlik gözlemleniyor.
ÜCRET POLİTİKALARI ARTIK ÇALIŞAN DENEYİMİNİN MERKEZİNDE
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Dorinsight Senior Proje Müdürü Çağbey Mert, zam dönemlerinin artık sadece bir maaş kalemi olmadığını vurguladı.
Ücret politikalarının çalışan motivasyonu, bağlılığı ve performansı için stratejik bir merkez haline geldiğini belirtti.
Kurumların, pazar gerçeklerini ve çalışan algısını dikkate alarak daha güvenilir modeller geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti.
ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ VE KAPSAMI
Dorinsight tarafından 11-13 Şubat 2026 tarihleri arasında online olarak gerçekleştirilen çalışmaya, Türkiye genelini temsil eden ABC1C2D sosyo-ekonomik segment gruplarından 1.500 kişi katıldı.
Akıl Yolu panel platformu üzerinden toplanan verilerle çalışanların güncel finansal durumları ve beklentileri kapsamlı bir şekilde analiz edildi.
