Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur

Emekli geçinebilmek için çalışmak zorunda

İktidar emeklileri açlık ve yoksulluğa mahkûm ederken emekli aylıkları da her geçen yıl eriyor. En düşük emekli aylığı açlık sınırının yalnızca yüzde 63’üne denk gelirken milyonlarca emekli geçinebilmek için çalışmak zorunda kalıyor. Yoksulluğun yaşamı tehdit ettiği düzen, Şekeroğlu’nun yaşamına son vermesiyle bir kez daha ortaya çıktı.

Giriş : Güncelleme :
Emekli geçinebilmek için çalışmak zorunda

Saray rejiminin emek düşmanı politikalarının yaşamlarını tehdit ettiği emeklilerin öfkesi meydanları terk etmiyor. Önceki gün yurdun 86 meydanında eylem yapan emekliler taleplerini sıraladı.

Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yapılan eylemde Ali Şekeroğlu isimli emekli polis, "Geçinemiyorum" diyerek intihar etti. Yurttaş, dün düzenlenen cenaze töreniyle uğurlanırken emekli, emekçi, genç, yaşlı yurttaşlar öfkelerini dile getirdi. İnsan yaşamını doğrudan hedef alan politikaları ile ölümlerin sorumlusunun iktidar olduğu vurgulandı. Seçim dönemlerinde hatırlanmayı reddeden, sefalete karşı mücadeleyi örgütleyen emeklilerin bir araya gelerek sokağa taşıdığı talepleri, sendikaların sessiz geçirdiği dönemde meydanları terk etmedi.

Emekliler, AK Parti döneminde bilinçli tercihlerle yoksulluğa itildi. En düşük kamu emeklisinin aylığı Temmuz ayından bu yana 31 bin 527 lira olarak, en düşük emekli aylığı ise 23 bin 552 lira olarak uygulanıyor. Ortalama emekli aylığı da 27 bin lira seviyesinde hesaplanıyor. Emeklileri dipte, sefalette eşitleyen AK Parti iktidarının her fırsatta ‘bütçeye yük’ dediği emeklilerin, karşılığı ödenmiş sigorta primleriyle güvence altına alınması gereke aylık hakları da gasp ediliyor.

2026 yılının başında 4,7 milyon olan düşük emekli aylığı­ alan kişi sayısı, Temmuz ayında 5,5 milyona yükseldi. 6 ayda bir sefalet düzeyinde zamlarla artan aylıklarla emekliler, dipte eşitlendi. Dipte bir araya getiren de AK Parti iktidarının yaz-boz tahtasına dönen sosyal güvenlik politikaları. Emek düşmanlığı ile kurulan politikalar, özellikle 2023 yılında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, IMF’nin doğrudan işaret ettiği kemer sıkma reçetesini uygulamaya koymasıyla ağırlaştı.

Emekli yoksulluğunun altındaki önemli nedenlerden biri de "reform" süsüyle bozulan aylık bağlama sistemi. Emekli aylıkları hesaplanırken aylık bağlama oranları baz alınıyor. Hesaplamaya esas 3 ayrı dönem bulunuyor. AK Parti döneminde yapılan mevzuat değişiklikleri sebebiyle 2000 yılı ve öncesi ayrı, 2000-2008 yılları ayrı, 2008 yılı ve sonrası ayrı hesaplanıyor. Emeklinin her dönemi ayrı ayrı hesaplanırken aylık bağlama oranları da yıllara göre düşüyor. Başka bir deyişle, emekçi çalıştıkça emeklilikte alacağı aylık geriliyor.

Veriler de emeklinin öfkesinin açlıkla büyüdüğünü gözler önüne seriyor. En düşük emekli aylığı Türk-İş’in Ağustos ayı hesaplamasında 37 bin 388 lira olarak tespit ettiği açlık sınırının yüzde 63’ünü, 121 bin 786 liralık yoksulluk sınırının ise yalnızca yüzde 19,3’ünü karşılamaya yetiyor. En düşük kamu emeklisinin aylığı da açlık sınırının 5 bin 861 lira gerisinde kalıyor.

DİNLENMEYİ YOK ETTİLER

Araştırmalar, ülkede emekliliğin artık onurlu bir dinlenme dönemi olmaktan çıktığını ve geçinebilmek için ömür boyu çalışmanın zorunlu hale geldiği sosyo-ekonomik bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü verilerle ortaya koyuyor.

DİSK-AR tarafından hazırlanan Temmuz 2025 Raporu, emekli aylıklarının yıllar içinde kaybettiği alım gücü ve milli gelirdeki payının erimesini gözler önüne serdi. Verilere göre nüfusunun beşte biri emekli olan Türkiye’de, 2003 yılında ortalama bir emekli aylığı net asgari ücretin yüzde 36 üzerindeydi. Bugün emekli aylıkları asgari ücrete yaklaşamıyor.

DİSK-AR hesaplamasına göre ortalama emekli aylığının kişi başına düşen Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYH) oranı 2002 yılında yüzde 46,4 seviyesindeyken 2025’te bu oran yüzde 29’a geriledi. Ülkede emekli ödemelerinin GSYH’ye oranı yüzde 3,7 seviyesinde kalırken Avrupa Birliği (AB) ortalamasında bu oran yüzde 9,8.

Düşük aylıklar nedeniyle emekli olduktan sonra çalışmak veya iş aramak zorunda kalanların oranı 2002’de yüzde 36,6 iken 2024 sonu itibarıyla yüzde 65,7’ye fırladı, kayıtlı çalışan veya iş arayan emekli sayısı 8 milyona ulaştı. TÜİK’e göre 2026’nın ikinci çeyreği itibarıyla 60 ve üzeri yaştaki toplam 2 milyon 627 bin kişi istihdamda yer alıyor. Bu kişilerin yüzde 63,9’u ise kayıtdışı olarak çalışıyor.

İleri yaşta çalışma kayıtdışılıkla birleşince iş cinayetlerini de tetikliyor. İSİG Meclisi verilerine göre ağustos ayında 65 yaş ve üzeri en az 21 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Ocak-Ağustos döneminde yaşamını yitiren 65 yaş ve üzeri işçilerin sayısı en az 117’ye ulaştı. Aynı verilere göre 50 yaş ve üzerindeki iş cinayetleri en az 519 kişiyi yaşamdan kopardı.

EVİ ISITMAK ‘ÇOK ZOR’

Forum Toplum Araştırmaları Enstitüsü Derneği’nin (Forum Enstitüsü) Mayıs ayında sonuçlarını paylaştığı Türkiye’de Emekli Yoksulluğu araştırması raporu, kışın ısınmanın dahi lüks haline geldiğini gösteriyor. Saha çalışmalarıyla hazırlanan kapsamlı rapor, emeklilerin gündelik yaşamda karşılaştığı insani ve sosyal krizi belgeledi. Araştırmaya katılan emeklilerin yüzde 76,2’si kış aylarında evini ısıtmakta zorlandığını, yüzde 52,9’u çok zorlandığını ifade etti. Geçmişte konut ediniminde anahtar rol oynayan kıdem tazminatı veya emekli ikramiyesinin, bugün konut alımında hiçbir etkisinin kalmadığını belirten emeklilerin oranı yüzde 79 oldu. Çalışma, kirada oturan emekliler için ev kiraları, emekli aylıklarını henüz ellerine geçmeden tamamen tüketen en büyük harcama kalemi haline geldiğini tespit etti.

Görüşülen emeklilerin yüzde 66,2’si borçlu olduğunu, yüzde 57,5’i ise beklenmedik bir acil masrafı karşılayabilecek güce sahip olmadığını anlattı.

Melisa AY / BİRGÜN