Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 44,1843 -0,02 Değişim Euro : 50,7639 0,54 Değişim Altın : 7.117,11 %-0,27 Değişim BIST 100 : 12.956,72 %-1,04 Değişim Brent Petrol : 103,51 0,36 Değişim

AYM'ye bireysel başvuru şartları değişiyor mu?

Yargıtay'dan sonra Danıştay da AYM'nin kararlarına uymadı. AK Parti yönetimi bu durumun 'hukuka aykırı olmadığını' savunurken bireysel başvuru şartlarının değişeceği sinyali verildi.

Giriş : Güncelleme :
AYM'ye bireysel başvuru şartları değişiyor mu?

Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) karar alma yetkisine karşı çıkmasının ardından Danıştay’dan da benzeri bir hamle gelmiş, kurul, AYM’nin KHK’lı akademisyenler için aldığı kararları tanımamıştı.

Bu olayı AK Parti yönetimi “Anayasa değişikliği yapmalıyız” diye değerlendirildi.

AK Parti yönetimi, Anayasa’nın 153 ve 158’nci maddeleri uyarınca AYM kararlarına “uyum şartı” söz konusu olmasına rağmen bireysel başvuru dosyalarında bunun geçerli olmaması gerektiğini savundu.

Kürt sorunu çözümüne ilişkin AK Parti iktidarı dönemindeki ilk süreç sona erdikten sonraki çatışmalı dönemde toplumsal barış talebiyle Ocak 2016’da yayımlanan “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiri bugün yeniden süreç yürütülmesine karşın “suç” konusu olarak gündemde.

T24’te Gökçer Tahincioğlu’nun kamuoyuna duyurduğu Danıştay 5’nci Dairesi, “Barış İçin Akademisyenler” aleyhine imza attığı son kararlarıyla tartışma yarattı. Daire, bir akademisyen hakkında üniversitedeki görevine geri dönüşüne ilişkin AYM’nin “ifade özgürlüğü hakkı ihlali” kararına rağmen akademisyen aleyhine “işe dönemez” yönündeki yerel mahkeme kararını onayladı. Sonrasında Daire, sekiz üyesi katılımıyla pilot karar niteliğinde yeni karar aldı ve “Anayasa’ya sadakat” vurgusuyla Anayasa’nın AYM kararlarına uyulması konusunda “bağlayıcı hükmü” bulunduğuna dikkat çekti. Dolayısıyla Yargıtay’ın yarattığı “anayasal yargı krizi” noktasında Danıştay’ın da buna katıldığı yaklaşımdan şimdilik geri dönüldü.

AK Parti ise, Yargıtay’ın Can Atalay aleyhine AYM kararına uymama yaklaşımını desteklediği gibi Danıştay 5. Dairesi’nin ilk kararındaki tutumu destekledi.

AK Parti yönetimi, TBMM’de Süreç Komisyonu Raporu’nda “AYM ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum şartı” çağrısına imza atmasına karşın halen “Anayasa yoruma açık” iddiasında.

“ANAYASA’DA HÜKÜM VAR EVET AMA EKSİK YAZIM OLMUŞ, ACELEYE GELMİŞ”

Gazete Pencere’nin sorularını yanıtlayan AK Parti üst düzey yöneticisi, Danıştay’ın tıpkı Yargıtay gibi “Bireysel başvuru hakkı yoluyla alınan AYM kararlarına uymamız zorunlu değil” yönünde karar alması durumunu “Hukuken yanlış değil” ifadesiyle yorumladı.

Anayasa 153’ncü maddesindeki “AYM kararları bağlayıcı” şeklindeki açık anayasal hüküm için AK Parti yöneticisi, “Orada eksik yazım olmuş” görüşünü paylaştı. AK Parti yöneticisi, “Anayasa Mahkemesi’yle ilgili bireysel başvuru hakkı düzenlemesi sonradan eklendi biliyorsunuz. Anayasa’nın 153’ncü maddesindeki o bölüm aceleye gelmiş. Eski metne bireysel başvuru karar mekanizması eklendiğinde aşağıdaki bağlayıcılık ile ilgili bölüm eski haliyle kalmış. Aslında AYM’nin verdiği yasa iptali kararlarıyla bireysel başvuru kararları ayrı değerlendirilmeli” diye konuştu.

“ANAYASA’DA AYRIM YAPILMALIYDI ESKİ METNİ DÜZENLEMELİYİZ”

AK Parti yöneticisi, Anayasa’nın 153’ncü maddesindeki “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükmü itibariyle “Evet her şey için bağlayıcı diyor. Ama o eski metindeki son cümleydi. Eski metni düzenlemeliyiz” görüşünü aktardı.

Anayasa’da bireysel başvuru hakkı düzenlemesi öncesinde AYM’ye sadece iki alanda başvurulabildiğini anımsatan yönetici, “Birisi kanunları iptal ettirmek üzere, birisi de parlamento kararları içindi. Bu iki alandaki kararlar tüm toplumu ilgilendiriyor. Şimdi ise bireysel başvuruyla ilgili kararlar söz konusu” ifadesini kullandı.

Bireysel kararlarda AYM kararlarıyla ilgili “bağlayıcılık” hükmünü gözden geçirmek gerektiği görüşünü paylaşan AK Parti yöneticisi, şimdiki haliyle Anayasa 153’ncü maddesi AYM kararları bağlayıcılık hükmü ile Anayasa’nın diğer bazı maddeleri arasında çelişki ortaya çıktığını ileri sürdü.

“TAKDİR YETKİSİ BOYUTUYLA KARAR ALINMASINI DÜZENLEMELİYİZ”

“Her halükarda ve şartta Anayasa’nın amir hükümleri. O da bir hüküm” diyen yönetici, Anayasa’nın 153’ncü maddesi için “amir hüküm” derken “Barış için Akademisyenler” bildirisi imzacıları açısından “devlet memuru saadakati” ile ilgili Anayasa hükmü bulunduğunu da unutmamak gerektiğini dile getirdi. Bu noktada Anayasa’nın devlet memurluğuyla ilgili 128’nci maddesini işaret eden AK Parti yöneticisi, “Bireysel başvuru mekanizmasını yeniden düzenlememiz lazım. Bireysel başvuru kavramını, yasama, yürütme, yargı ve diğer idari organlar dediğimiz her türlü belediyesi, özel idaresine kadar kapsaması boyutunda… Bireysel başvuru kavramı, nihai evrede bir hak ihlali kavramıdır. Nihai evrede Anayasa Mahkemesi’nin kendi sistematiği içerisinde AİHM’de olduğu üzere tazminat gibi, yerine getirme usulleri değerlendirilmeli. Mesela (AİHM) ‘Sen mağduriyet yaşatmışsın, çalışma hakkını ortadan kaldırmayacak şekilde mesela idari görevinden kişiyi almışsın ama daha geri planda özlük haklarını koruyarak çalışma hakkını tanıyabilirsin’ diyor. Dolayısıyla idare için bu alanda takdir yetkisi bırakılmasını önemsiyorum. Takdir yetkisi boyutuyla hak ihlali kararları veriyor. Bunları düzenlemeliyiz” diye konuştu.

SADECE 153’NCÜ MADDE DEĞİL 158 İTABİRİYLE DE AYM EN YETKİLİ MAHKEME

AK Parti yönetimindeki görüş AYM’ye bireysel başvuru mekanizmasıyla ilgili Anayasa değişikliği gerektiği yönünde ancak uzmanlarsa Anayasa’nın mevcut haliyle uygulanması gerektiğini işaret etti.

Yargıtay’ın Can Atalay yönündeki kararı ve şimdi de Danıştay’da yeni hamle niteliğindeki karar örneklerinde AYM kararlarına uyum tartışması yaratılıyor görünüyor. Buna karşılık uzmanlarca Anayasa 158’nci maddesi de anımsatıldı. Bu maddede ise, “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.” hükmü bulunuyor.

Öte yandan Danıştay 5’nci Dairesi’nin yeni pilot kararıyla şimdilik geri adım atılan “Barış için Akademisyenler” imzacısıyla ilk kararında ise; şöyle denilmişti:

“Anayasa Mahkemesi, genel yetkili en üst derece mahkemesi olmayıp özel bir mahkemedir ve vazifesi de anayasa hukuku meseleleri ile sınırlıdır. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin E:2023/12611, K:2023/144 sayılı kararında; (Can Atalay kararı-yazar notu) Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru üzerine verdiği ihlal ve yeniden yargılama kararı üzerine ‘Anayasa Mahkemesi kararına uyulmamasına’ şeklindeki kararı da ihlal kararlarının Anayasa'nın 153. maddesindeki iptal kararlarıyla ilgili bağlayıcılığın dışında kalan karar olmasının bir örneğini teşkil etmektedir. Kaldı ki, bir fiil düşünce açıklama hürriyeti kapsamında değerlendirilip ceza hukuku bakımından suç teşkil etmese bile terör örgütleriyle daha az yoğun bir ilişkiyi ifade eden irtibat veya iltisak açısından yeterli görülmektedir. Bu çerçevede davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

Yıldız Yazıcıoğlu / Gazete Pencere