Genel af çıkacak mı?
TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Af gelmeyecek, asla öyle bir düşüncemiz yok ama koşullu salıverme şartlarında, infazın, infaz kanununun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın koşullu salıverme şartları içerisinde her türlü mahkumiyet halinin desteklenmesi ve iyileştirilmesi yönünde bir çalışmayı biz önemseriz." dedi.

Sivas'ta bir restoranda düzenlenen "Basın ve Medya Buluşması İstişare Toplantısı"nda konuşan Güler, Sivas'a yapılan yatırımlar hakkında bilgi vererek, hizmetlerinin aralıksız süreceğini ifade etti.
Güler, Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın TMSF'ye devredilmesi konusunu da yakından takip ettiklerini belirtti.
Bir gazetecinin, "Gündeminizde af var mı?" sorusu üzerine Güler, şunları söyledi:
"Bir hukukçu olarak dünyadaki en önemli kaide, kuralın kalıcı halde olması gerektiğine inanan bir kişiyim. Dolayısıyla toplumu, bireyi, aileyi korumanın yolu da herhangi bir kişi hakkında eylem olduğunda bunun adli yargılamasının yapılarak toplumun meşruiyeti açısından, kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılması ve infaz edilmesi gerekir. Biz affı değil, bizim insanların pişmanlıkla beraber sağlık sebepleri varsa tedavi edilmesi, psikolojik destekle beraber bir daha suç işlemeyeceğine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu salıverme şartlarının yerine getirilmesi, buna çalışmamız gerekir. Af gelmeyecek, asla öyle bir düşüncemiz yok ama koşullu salıverme şartlarında, infazın, infaz kanununun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın koşullu salıverme şartları içerisinde her türlü mahkumiyet halinin desteklenmesi ve iyileştirilmesi yönünde bir çalışmayı biz önemseriz."
- "Bize gelen partilere biz de aynı şekilde iadeiziyaret yapıyoruz"
CHP'de yaşanan gelişmelere de değinen Güler, yaşanan olayların kendi iç meseleleri olduğunu söyledi.
Kurban Bayramı'nda bayramlaşma programları olacağını belirten Güler, şöyle konuştu:
"Bayramlaşmalarımız var. Bize gelen partilere biz de aynı şekilde iadeiziyaret yapıyoruz. CHP'de yaşanan olaylar, bizi bir şekilde işin içine katmaya çalışıyorlar ama bizimle alakası olan şeyler değil. Bunu hep söyledik. Ben hep şunu söyledim, doğrudur, yanlıştır, insanlar farklı beklentiler ile yargıda farklı kararları isteyebilirler, bekleyebilirler. Anayasal bir hukuk devleti, bağımsız ve tarafsız yargıya erişim herkesin hakkı. Ben iddiamda, talebimde yanlış olabilirim. Yanlış bir talepte de bulunabilirim. Bunu reddeder mahkeme, doğruysa da kabul eder, yargılamasını yapar. Cumhuriyet Halk Partisinde bu dava yıllar önce açılmış. Talep edenler Cumhuriyet Halk Partisi delegeleri, il başkanları, belediye başkanları, kendi içlerinde. Yerel mahkeme ret kararı vermiş. Sonra istinafta başka bir karar çıkmış. Bizimle alakası yok ki. Yargının kararını beğenmeyebilirsiniz, birileri de beğenebilir. Beğenmeyenler için istinaf ve Yargıtay var. Bu konuda haklarınızı arayabilirsiniz. Karar sizin açınızdan doğru olmayabilir, yanlış buluyor olabilirsiniz. Bunun iddia edileceği, takip edileceği yer yargı mercileridir. Sizin siyaseten söyleyeceğiniz şeylerin önemi yok ki. Türkiye'de geçmişte de önemli kararlar alındı, verildi. Önemli olan aklıselim, kendi içerisinde toplumsal huzuru bozmadan, herhangi olumsuz bir görüntüye sebebiyet vermeden aklıselim bir şekilde yargı sürecini takip etmek ve bu konuda gerekli duruşu sergilemek daha kıymetlidir. Şu anda resmi olarak mahkemenin verdiği karar eski yönetimin Cumhuriyet Halk Partisine geldiğidir. Onun dışındaki şeyler bizim bilgimiz dahilinde değil."
