Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 44,5882 0,28 Değişim Euro : 51,4750 0,09 Değişim Altın : 6.705,01 %0,28 Değişim BIST 100 : 12.936,35 %-0,88 Değişim Brent Petrol : 109,03 7,78 Değişim

Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesiyle ailelerin de sorumluluğu artırılacak

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun hazırlayacağı raporun, çocuk adaletine yönelik müstakil bir kanun teklifine temel oluşturması bekleniyor. Meclis'ten geniş uzlaşıyla geçirilmesi hedeflenen düzenlemede, cezai ehliyet yaşının 10 olarak ele alınması ve özellikle cinayet, cinsel saldırı gibi ağır suçlarda failler için daha ağır ve indirimsiz cezaların öne çıkması öngörülüyor.

Kaynak : Yenişafak Gazetesi Giriş : Güncelleme :
Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesiyle ailelerin de sorumluluğu artırılacak

TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu'nun hazırlayacağı rapor, çocuk adalet sisteminde köklü değişiklikler içeren müstakil bir kanun teklifine zemin hazırlayacak. Meclis'te geniş uzlaşıyla geçirilmesi hedeflenen düzenlemede, cezai ehliyet yaşının 10 olarak ele alınması, ağır suçlara indirimsiz ve daha sert cezalar getirilmesi, çocukları suça sürükleyenlere yönelik yaptırımların artırılması ve ailelerin de sorumluluk altına alınması öne çıkıyor. Modelin, cezalandırmadan çok çocukların korunması, suçtan uzak tutulması ve yeniden topluma kazandırılmasını esas alan bütüncül bir yaklaşım içermesi planlanıyor.

AİLEYE SORUMLULUK VE YAPTIRIM

Suça sürüklenen çocuklara yönelik yeni modelde ailelerin sorumluluğu artırılıyor. 16 yaşın altındaki bir çocuğun suça karışması durumunda mahkemeler, suçun niteliğine göre ebeveynlere çeşitli yükümlülükler getirebilecek. Çocuğun denetimi, belirli saatlerde evde bulunmasının sağlanması ve rehabilitasyon süreçlerine katılım gibi sorumlulukların yanı sıra, yükümlülüklere uymayan ailelere idari para cezası ve bazı durumlarda hapis cezası uygulanması da gündemde.

AĞIR SUÇLARA YETİŞKİN GİBİ CEZA

Yeni yaklaşımda özellikle cana kast, cinayet ve tecavüz gibi ağır suçlarda faillerin cezalarının yetişkinler gibi uygulanması veya en azından indirimlerden yararlandırılmaması öngörülüyor. Böylece ağır suçlarda 'çocuk' olmanın cezada otomatik bir indirim nedeni olmaması hedefleniyor.

SUÇA TEŞVİK EDENE İNDİRİMSİZ CEZA

Çocukların düşük ceza almaları nedeniyle suç örgütleri tarafından kullanıldığı gerçeğinden hareketle, mala zarar verme, hırsızlık ve gasp gibi suçları çocuklar üzerinden örgütlü şekilde işleyenlere yönelik cezaların ağırlaştırılması planlanıyor. Bu kapsamda çocukları suça teşvik eden kişi ve yapılara indirimsiz ceza verilmesi gündeme gelirken, bu süreçte ihmali bulunan ailelerin de cezasız kalmaması öngörülüyor.

CEZA YAŞI VE KADEMELİ SİSTEM

Düzenlemeler kapsamında cezai ehliyet yaşının 10 olarak belirlenmesi tartışılırken, bu yaş grubundaki çocuklara doğrudan hapis cezası yerine kademeli yaptırım modeli uygulanacak. Mahkeme süreci son çare olarak görülürken, öncesinde koruyucu ve onarıcı mekanizmalar devreye alınacak.

Onarıcı model öne çıkıyor

Modelde 'diversiyon' benzeri uygulamalarla çocukların mahkemeye çıkmadan önce rehabilitasyon süreçlerine dahil edilmesi planlanıyor. Bu kapsamda çocukların mağdurdan özür dilemesi, zararı karşılaması, eğitim programlarına katılması ve topluma kazandırılmasına yönelik adımlar atılacak.

Odak ceza değil koruma

Hazırlanan düzenlemenin 12'nci Yargı Paketi'nden bağımsız, müstakil bir paket olarak ele alındığı belirtiliyor. Çocuğun üstün yararının korunması ilkesine dayanan modelin yalnızca cezaları artırmaya odaklanmadığı; çocukları suçtan uzak tutacak, sokak çetelerinden koruyacak ve yeniden topluma kazandıracak bütüncül bir sistem kurmayı hedeflediği ifade ediliyor. Değerlendirmelerde, çocukların erken yaşta yargılama süreçlerine dahil edilmesinin caydırıcı olmadığı, aksine suçun normalleşmesine yol açabildiği vurgulanırken, yeni modelle hem caydırıcılığın artırılması hem de çocukların korunmasının birlikte sağlanmasının amaçlandığı kaydediliyor.

Ne olsaydı suç işlemezdin?

TBMM komisyonunda sunulan saha araştırmasının sonuçlarına göre, suça sürüklenmenin tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok boyutlu olduğunu ortaya koyarken; aile içi ilişkiler, ekonomik yetersizlikler, eğitimden kopuş, şiddet, bağımlılık ve sosyal çevre gibi faktörlerin iç içe geçtiğini gösterdi. Araştırmada çocuklara yöneltilen açık uçlu soruya 607 çocuk toplam 1015 farklı yanıt verdi. Bu yanıtların, önleyici politikaların geliştirilmesi açısından önemli bir veri seti oluşturduğu belirtildi. Komisyonda yapılan değerlendirmelerde, bu cevapların yalnızca bireysel hikâyeleri değil, aynı zamanda sistemsel eksiklikleri de işaret ettiği vurgulandı. Çocukların önemli bir kısmının daha güçlü aile desteği, daha iyi bir eğitim ortamı, güvenli sosyal çevre ve bağımlılıktan uzak bir yaşamın kendilerini suçtan alıkoyabileceğini ifade ettiği belirtildi.

Uğur DUYAN