Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 43,1668 0,02 Değişim Euro : 50,2850 0,02 Değişim Altın : 6.412,13 %0,28 Değişim BIST 100 : 12.540,53 %0,67 Değişim Brent Petrol : 65,46 2,49 Değişim

Ara tatil kalkacak mı? Kademe geçişleri olacak mı?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin TRT Haber'e özel açıklamalarda bulundu. Bakan Tekin açıklamasından "Kademeler arası geçiş süreciyle ilgili olarak hiçbir değişiklik gündemimizde yok. Bu konuda çocuklarımızın, öğretmenlerimizin kafasını kimsenin karıştırmaya hakkı yok" dedi.

Kaynak : TRT Haber Giriş : Güncelleme :
Ara tatil kalkacak mı? Kademe geçişleri olacak mı?

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, birinci döneminin sona ermesi dolayısıyla TRT Haber'e özel önemli açıklamalarda bulundu.

Öğretmenlere teşekkür eden Bakan Tekin, merak edilen pek çok konuya açıklık getirdi.

Birinci dönemin 90 günlük yoğun bir periyot olduğunu belirten Bakan Tekin şunları söyledi:

"Öncelikle bütün öğretmen arkadaşlarımıza bu 90 günlük periyot içerisindeki emekleri, çabaları, gayretleri, fedakârlıkları için teşekkür edelim. Yağmur, çamur, kar, kış demeden çocuklarımızı kendilerine emanet edilen kutsal birer varlık olarak yaklaşıp onları kendi çocuklarından ayırt etmeden hayata hazırlayan, hem akademik anlamda hem toplumsal anlamda çocuklara etki etmeye çalışan, onları yetiştirmeye çalışan bütün öğretmen arkadaşlarımıza sizin vesilenizle bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bütün çocuklarımıza, gençlerimize bu eğitim-öğretim yılından dolayı geçmiş olsun diyelim. İnşallah iki haftalık bir dinlenmeden sonra yeni eğitim-öğretim yılında bahar yarıyılında yine birlikte olacağız ve sağlıkla, huzurla, mutlulukla devam edeceğiz.

Bizim açımızdan çok dolu dolu bir eğitim öğretim yılı geçti. Biz yaz aylarında 2023’ten itibaren bir gelenek halini aldı, eğitim öğretim yılına hazırlık genelgesi yayınlıyoruz ve o yıl gündeme alacağımız, o yıl içerisinde gündemde tutmaya çalışacağımız farkındalık oluşturmaya çalışacağımız konuları öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla, idarecilerimizle, velilerle ve kamuoyuyla paylaşıyoruz.

"Aynı özveriyle aynı fedakarlıklarla eğitim öğretime devam edeceğiz"

Bu yıl da 9 Eylül'de okullar başlarken Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin doğal bir sonucu olarak insanlara, çevresine, topluma ve doğaya saygılı bir birey yetiştirmek, bir insan yetiştirmek kurgusundan hareketle hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında önemsediğimiz başlıklardan bir tanesi çocuklarımızın doğaya, vatana sevgi ve saygısını artıracak etkinlikler içerisinde olmaktı.

9 Eylül tarihi itibariyle biz okullarımızda bu temayla, Yeşil Vatan temasıyla eğitim öğretim dönemini başlattık.

Bu esnada çocuklarımızın bugünlerde yoğun olarak konuştuğumuz suyun tasarruflu kullanılmasından çevremizin, doğanın bize emanet edildiği ve emanete gelecek kuşaklar adına da saygıyla yaklaşmamız gerektiğini, korumamız gerektiği bilincini çocuklarımıza verebilecek şekilde Yeşil Vatan temasıyla bir dizi etkinlikler yaptık.

Dediğim gibi yoğun bir dönemi hep beraber geçirmiş olduk. 9 Eylül'de başlayan bu yoğun etkinlik dönemi eğitim öğretim dönemi bugün itibariyle mini bir araya giriyoruz.

İnşallah aradan sonra da yine aynı özveriyle aynı fedakarlıklarla eğitim öğretime devam edeceğiz. Şimdiden çocuklarımıza gençlerimize iyi tatiller dileyelim."

Ara tatil kalkacak mı?

Ara tatil konusuna değinen Bakan Tekin şunları söyledi:

"Bahsettiğiniz konuya gelince, sorduğunuz soruya gelince biz 2023’ten itibaren attığımız her adımı öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla, velilerle, kamuoyundaki paydaşlarımızla istişare halinde yürütmeye çaba sarf ediyoruz.

Aldığımız bütün kararların arka planında çok kapsamlı bir alan araştırması, istişare süreci var. Ara tatillerle ilgili olarak da bu bahsettiğim paydaşlarımızdan karşı olanlar var, taraftar olanlar var. Biz de bununla ilgili analizlerimizi yapıyoruz. Dediğim gibi bakanlıktaki eğitim öğretim dairelerimizden izleme ve değerlendirme daire başkanlıklarımız var. Onlar bu konudaki değerlendirmeleri yapıyorlar.

Art niyetli bazı kişiler bizim bu söylediklerimizi cümlenin son kısmını alarak değerlendiriyorlar. Sanki biz sadece kamuoyuyla danışıyormuşuz gibi algılıyorlar. Bu çok art niyetli bir yaklaşım.

Biz eğitimin bütün paydaşlarıyla, öğretmen arkadaşlarımızla, öğrenci arkadaşlarımızla zaten konuşuyoruz, pedagojik ve akademik anlamda bunun artılarını ve eksilerini tartışıyoruz ama diğer paydaşlarla da görüşüyoruz. Henüz verilmiş bir kararımız yok, bu konu gündemimizde.

Dünya çok hızla gelişiyor. Eğitim-öğretim süreçleri, metodolojisi, pedagojisi sürekli kendini yeniliyor. Dünyada artık ne tartışılıyorsa biz de aynı şeyleri tartışmak durumundayız."

"Çocuklarımızın, öğretmenlerimizin kafasını kimsenin karıştırmaya hakkı yok"

Kademeler arası geçiş sınavlarına dair konuşan Bakan Tekin, "Kademeler arası geçiş süreciyle ilgili olarak hiçbir değişiklik gündemimizde yok" diyerek şunları söyledi:

"Dünyada çocuklar çok daha erken yaşlardan itibaren yükseköğretim yani bir sonraki eğitim öğretim kademesine geçmeye başladı. Biz de bunları tartışmaya açalım, Türkiye’de bu da tartışılsın istedik. Kamuoyundaki tartışmaları takip ediyoruz. Bu konuda bakanlığımızdaki ilgili birimler hem üniversitelerle hem akademisyenlerle bu konudaki çalışmalarını da sürdürüyorlar

Kademeler arası geçiş süreciyle ilgili olarak hiçbir değişiklik gündemimizde yok. Bu konuda çocuklarımızın, öğretmenlerimizin kafasını kimsenin karıştırmaya hakkı yok. Tekrar altını çizerek söylüyorum, kademeler arası geçişle ilgili hiçbir değişiklik bizim gündemimizde yok.

Fakat biz her ortamda şunu söylüyoruz; çocuklarımızın kademeler arası geçişte, kademeler arası geçiş için kullandığımız merkezi sistem sınavların sorularının tamamen bizim ders kitaplarımız ve bizim müfredatımızdan çıktığını söylüyoruz.

Bunun altını ısrarla çizerek söylüyoruz. Şimdi bu açıklamaları yapmazsak eğer, yani yeni programlarımız ve yeni kitaplarımız doğrultusunda sınav sorularının güncelleneceğini söylemezsek eğer çocuklarımız bir problemle karşı karşıya kalacaklar.

"Yeni ders kitaplarından hazırlanmış sorular olacak"

Dolayısıyla burada söylediğimiz şey sadece ve sadece şu; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geçtiğimiz eğitim öğretim yılında başlayan programlarımızın uygulanma sürecini tamamladıktan sonra kademeler arası geçişe tabi olacak arkadaşlarımız için soru havuzu revize edilmiş olacak. Neye göre? Yeni kitaplara ve yeni müfredata göre.

Sadece soru tarzları itibariyle, sorular itibariyle yani sınav sisteminde, sınavda, kademeler arası geçişte herhangi bir değişiklik falan değil bu. Sadece sorularımızın müfredata uyarlanmış olması. Yani şunu söylüyoruz; şu andaki mevcut sorular mevcut müfredata göre. 2028 yılında TYMM kapsamında ilk defa kademeler arası geçiş sınavına girecek arkadaşlarımız ise yeni müfredat ve yeni programlara göre, yeni ders kitaplarından hazırlanmış sorular olacak. Bunu anlatmaya çalışıyoruz sadece.

Dolayısıyla şunun altını ısrarla bir kez daha çizeyim; çocuklarımız ve gençlerimiz bizim ders kitaplarımız, EBA'da kendileri için paylaştığımız materyaller, başta MEBİ olmak üzere dijital ortamlarda kendilerine sunduğumuz imkânlar dışında herhangi bir şeye ihtiyaç duymadan kademeler arası geçiş sınavına hazırlanacakları bir proses var önümüzde. Bunun altını çizerek söylüyorum."

"İlave yardımcı kitap, yardımcı kaynak ya da benzeri şeylere asla ihtiyaçları yok"

"Bütün gayemiz, eğitimde fırsat eşitliğini maksimize etmek" diyen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin şunbları söyledi:

Eğer bir eksiklik varsa, bir eksiklik hissettikleri bir konu varsa, okul müdürlüklerine başvurduklarında DYK dediğimiz, okul içerisinde eksik oldukları derslerle ilgili okul yönetimi kendilerine ilave kurslar düzenliyor zaten.

Bütün gayemiz, eğitimde fırsat eşitliğini maksimize etmek için, bütün çocuklarımızın sosyal devlet mantığı çerçevesinde ücretsiz ve eşit bir biçimde eğitim öğretim fırsatlarından faydalanması için çocuklarımıza hiçbir sosyoekonomik ayrım olmaksızın aynı imkânları sunabilmek adına çocuklarımıza bu imkânı sunuyoruz.

Çocuklarımızın ilave yardımcı kitap, yardımcı kaynak ya da benzeri şeylere asla ihtiyaçları yok.

Bunu biz okullarımızda da alınmasını istemediğimizi defaten söyledik. Aynı şekilde özel okullarda da bu ders kitapları bizim tarafımızdan veriliyor. Çocuklarımızın ilave bir kaynağa asla ihtiyacı yok. İlave olarak ihtiyaç duyacakları kaynak ya da herhangi bir şey varsa onu da biz elektronik ortamda kendilerine sunuyoruz. Ders ihtiyaçları olursa da DYK kursları vesilesiyle sunuyoruz.

Hiçbir çocuğumuz, hiçbir velimiz endişe etmesin; her türlü imkânı kendilerine sunabileceğimiz bir imkân sepeti var.

Tabi, yeni soru tipleri yeni müfredatla uyumlu bir biçimde olacak. O yüzden kamuoyunda, piyasada eski sorular üzerinden çocuklarımıza böyle hani onları yanıltacak şeyler yapanlar olabilir, o konuda da uyarmış olalım sizin vesilenizle.

Öğretmen adayları ve Milli Eğitim Akademileri

Bakan Tekin, Öğretmen adayları ve Milli Eğitim Akademileri ile ilgili şunları söyledi:

Evet, şimdi zaten branş dağılımlarını ilan ettik. Biz Milli Eğitim Akademisi, biliyorsunuz yeni bir kurgu. Şu andan itibaren artık öğretmen adayı arkadaşlarımızı yaklaşık olarak 500 saate yakın bir uygulama eğitimini, bütün okul türlerimizde öğretmen arkadaşlarımızın eşliğinde, yani mesleklerinde duayen diye tanımlayacağımız başöğretmen ve uzman öğretmen arkadaşlarımızın eşliğinde kendilerini mesleğe hazırlayacakları bir süreci başlattık.

Branşlar itibariyle hangi branşlar hangi illerde aday eğitimini alacaklar konusunda ilan ediyoruz zaten. Biz önce şunu söyleyeyim; biz eski adıyla hizmet içi eğitim merkezlerimizi Milli Eğitim Akademisi'ne dönüştürdük. Şu anda Sınıf Öğretmenliği için Aksaray, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Ankara ve İstanbul'daki eğitim akademilerimizde aday eğitim sürecini yürüteceğiz.

Özel Eğitim Öğretmenliği için Gaziantep, Ankara ve İstanbul'da; Yabancı Diller için Kayseri ve İstanbul'da... Böyle devam ediyor, bunların hepsini ilan edeceğiz zaten. Bütün branşlar itibariyle arkadaşlarımız her bir Milli Eğitim Akademimizin olduğu yapı, ildeki üniversiteyle entegre bir biçimde, üniversitedeki akademisyenlerimizle entegre bir biçimde pratik derslerinin yoğun olduğu, pratik uygulamaların yoğun olduğu bir adaylık sürecini yaşayacaklar.

Neticesinde de adaylık eğitimini tamamladıktan sonra da öğretmen olarak aramıza katılmış olacaklar.

Bu konudaki yasal düzenlemede öğretmen adayı arkadaşlarımızın ilgili yasanın amir hükümleri doğrultusunda arşiv araştırması dediğimiz, yani güvenlik soruşturmasıyla ilgili süreci tamamlanacak. O bize erişir erişmez tamamı, biz de süreci başlatacağız.

Benim tahminim Ocak ayı sonu itibariyle yavaş yavaş bu konuyu biz İçişleri Bakanımızla da konuşup süreci de hızlandırırız; o zaman dilimi içerisinde başlatmayı planlıyoruz ama dediğim gibi yani sadece bizim değil ilgili birimlerden de bize gelecek verileri değerlendirmek durumundayız.

Adrese Dayalı Kayıt Sistemi 

"Adrese Dayalı Kayıt Sistemi de nasıl bir değişiklik yapılacak?" sorusu üzerine Bakan Tekin şunları söyedi:

"Yusuf Tekin: Evet, bu da çok kritik bir konu. Şimdi Büşra Hanım, bizler kamu kaynağı kullanıyoruz ve kamu kaynağını kullanırken adaletle hükmetmek, adaletle hizmet etmek durumundayız. Elimizdeki kamu kaynaklarını efektif kullanacağız, israf etmeden kullanacağız ama hizmeti sunarken de eşit ve adil bir biçimde hizmet sunabilmeliyiz.

Şimdi bütün biz planlamalarımızı buna göre yapıyoruz. Türkiye'deki bütün coğrafi veri sistemine kayıtlı adresler, bina bazlı olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarla ilgili tanımlamalarında okullarla eşleştirilmiş durumda. Yani hangi sokak hangi okul, hangi sokaktaki ilkokul öğrencisi, ortaokul öğrencisi hangi okulla ilişkilendirileceğini biz planlıyoruz ve yatırımlarımızı da ona göre yapıyoruz. Ardından da diyoruz ki; Türkiye'de derslik başına düşen ortalama sayı itibariyle fırsat eşitliği ve adalet ilkesini hayata geçirebilmek açısından okullarda biz bu anlamda standart bir ortalama yakalamaya çalışıyoruz. Şimdi biz bunları yapmışken adresten kaynaklanan yanlış bilgilendirmeler ya da yanıltmalar neticesinde bizim planlamalarımız maalesef boşa çıkartılıyor. Yani bizim iki sokakta tanımladığımız ortaokuldan birisinde derslik başına düşen öğrenci sayısı 30'un üstüne çıkarken, diğerisinde 15'in altına düşüyor.

Halbuki bizim planlamamız iki okulda da ortalama 20'li rakamlarda standart hale gelsin arzu ediyoruz. Ama bizim tarafımızdan planlanmayan, bizim tarafımızdan organize edilmeyen bir biçimde kamuoyunda farklı sebeplerden dolayı, işte fazla reklamı yapılan veya işte kamuoyunda böyle şehir efsanesi haline dönüşen -biz bütün okullarımıza aynı imkânları sunuyoruz, bütün okullarımızdaki öğretmenlerimiz bizim için çok değerli, hepsi eşit- böyle bir imkân eşitliği, fırsat eşitliği varken okullarımız arasında, öğretmenlerimiz arasında bu tür ayrışmalar hem bizim planlamalarımızı olumsuz etkiliyor hem de yaptığımız bütün bu yatırımlara rağmen göstergelerde istediğimiz şeyi yakalamamış oluyoruz.

Dolayısıyla yeni dönemde biz bizim planladığımız şekilde adrese dayalı bir biçimde kayıtların yapılması için İçişleri Bakanlığımızla birlikte bir dizi tedbiri hayata geçireceğiz. Onu da yakın bir zamanda duyurmuş oluruz. Kayıtlar esnasında biraz daha sıkı bir denetim söz konusu olacak.

"Gelişim raporları sizce neden önemli?" sorusuna Bakan Tekin şu yanıtı verdi:

"Henüz okuma yazmayı yeni öğrettiğimiz bir çocuğu notla değerlendirmek artık çok demode bir yaklaşım dünyada da pedagojik anlamda. Biz de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile beraber öğretmen arkadaşlarımızın çok kapsamlı bir şekilde, yani sadece bir notla değil de kapsamlı bir biçimde öğrenciyi değerlendirdikleri, veliye rehberlik yaptıkları ve tatil dönemlerini daha faydalı geçirecekleri şekilde bir izleme tanımlama süreci başlattık.

"Atatürk ya da Atatürk’ün saygınlığı ile ilgili olumsuz bir tavır içerisinde bulunacağımızı iddia eden muhalefeti kınıyorum"

Bu sadece biz değil, dünya artık bu yöntemle eğitim öğretim süreçlerini devam ettiriyor ve öğretmen arkadaşlarımız tarafından da çok takdirle karşılandı. Aynı şekilde ilkokullarda karne uygulamasını kaldırdık; ortaokullarda ve liselerde ise karneyle beraber gelişim raporu ayrıca yürüyor.

Şimdi bugünlerde bu konunun çok tartışılmasının sebebi muhalefet partisi... Ya ben şunu anlamakta zorlanıyorum. Bakın biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak Atatürk başta olmak üzere bu ülkeyi bize emanet eden herkese, onların emanetine, maddi ve manevi emanetlerine saygı duymak, saygı duyacak bir kuşak yetiştirmekle mükellefiz.

Dolayısıyla bizim Atatürk ya da Atatürk’ün saygınlığı ile ilgili olumsuz bir tavır içerisinde bulunacağımızı iddia eden muhalefeti ben buradan kınıyorum.  Açık yüreklilikle söylüyorum; bu açık bir niyet okuyuculuğudur.

"Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler"

Karnemiz ve gelişim raporumuz burada. Şimdi bu yeni bir uygulama, bu da karnemiz. Şimdi karneler üzerinden böyle bir manipülasyon yapmak, ben açıkçası Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olduğunda bir açıklamasını dinlemiştim. Demişti ki; 'Atatürk'ün arkasına saklanıp siyaset yapmaktan vazgeçeceğiz, artık bunu yapmayacağız.' demişti. Ben gerçekten ümitlenmiştim ama maalesef şu anda Cumhuriyet Halk Partisi hala aynı mantıkla hareket ediyor.

Lütfen okullarımızı, bizleri, eğitim öğretim sistemimizi Atatürk üzerinden eleştirmekten vazgeçsinler. En az onlar kadar Atatürk’e saygı duyuyoruz, Atatürk’ü seviyoruz. Çocuklarımızın da atalarına saygılı, cumhuriyet değerlerine saygılı bir biçimde yetişmesi için çaba sarf ediyoruz. Bu çok basit bir siyaset; kamuoyunda 'asrın hırsızlığı' diye bilinen görünen bir şeyi saklamak için bu kadar sığ düşünmemeleri lazım, bu kadar sığ yaklaşmamaları lazım. Ben bunu da sizin vesilenizle bir kez daha ifade etmiş olayım.

Bakan Tekin, Ağrı'da öğrencilere karne dağıttı

Bakan Tekin, İbrahim Çeçen İlkokulu'nda öğretmenlerle bir süre görüştükten sonra öğrencilere karnelerini dağıtmak için sınıflara çıktı.

Öğrencilerle sohbet eden Tekin, sınıf öğretmenlerini ve çocukları tebrik edip karneleri dağıttı.
Beşiz kız öğrencilere karne verdi

Beşiz kız kardeşlere de karnelerini verip sohbet eden Tekin, çocuklara, Cumhurbaşkanı'nın ve kendisinin selamlarını ailelerine iletmesini istedi.

Tekin, daha sonra öğrencilere, "Hepinize iyi tatiller diliyoruz, başarılar. Çok yoğun bir 90 günlük süreyi beraber yaşadık. Öğretmeninizle beraber burada çok yoğun bir ders dönemi geçirdiniz. Hepinizi tebrik ediyorum. Allah yolunuzu, bahtınızı açık etsin." dedi.

Çocuklara "dijital bağımlılık" vurgusu

Şimdi iki haftalık bir dinlenme döneminin olduğunu anlatan Tekin, şunları kaydetti:

"Bu dinlenme döneminde öğretmenlerimizin size tavsiye ettiği etkinlikleri yaparken önümüzdeki en ciddi sıkıntılardan bir tanesi var. Hepiniz eve gittiğinizde dijital bağımlılık diye bildiğimiz maalesef bir süreçle karşı karşıyayız. Sizden isteğim dijital ortamlarda bulunmayın demiyoruz ama bunu ölçülü ve abartmadan yapmanız lazım. Eğer ölçüyü kaçırırsanız sağlığınız bozulur, ailenizle ilişkileriniz bozulur, eğitim öğretim hayatınız bozulur. O yüzden sizden isteğimiz bu dönemi mümkün olduğunca ailenizle, dinlenerek ve kitap okuyarak geçirmenizi istiyoruz."