Milyonluk özel okullarda öğretmenler açlığa mahkum edildi
Öğrenciden milyonlarca lira alan özel okullarda öğretmenler açlığa mahkum edildi. Eğitimciler “Yaşamıyor, hayatta kalmaya çalışıyoruz” sözleriyle isyan etti.

Özel sektör öğretmenleri, taban maaş hakkı, özlük haklarının iyileştirilmesi ve çalışma koşullarının düzenlenmesi talebiyle Ankara Kızılay’da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası binası önünde başlattıkları açlık grevinin 13’üncü gününde eylemlerini sürdürüyor.
Ankara Tabip Odası’ndan doktorlar her gün öğretmenlerin sağlık kontrollerini yapıyor. Kaldırımda nöbet tutan öğretmenlerden bazılarında kas erimesi belirtileri görülmeye başladı.
50 BİN EMSAL OLUR
Ankara Valiliği, 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Zirvesi gerekçesiyle açlık grevini yasakladı. Öğretmenler bu kararı, “Valilik bize özel yasak çıkardı” sözleriyle değerlendirdi.
Açlık grevindeki 28 öğretmen sadece şeker, su ve limon tüketiyor. Öğretmenlerin dinlenmek için uzandıkları kaldırım ise vatandaşların bıraktığı yiyecek ve çiçeklerle dolu.
Öğrencilerden yıllık 2 milyon lirayı aşan ücret alan özel okullarda asgari ücret ya da ona yakın maaşlarla çalıştırıldıklarını söyleyen öğretmenler, iktidarın taleplerine de kayıtsız kaldığını söyledi.
NEFES’e dertlerini anlatan öğretmenler, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile yaptıkları görüşmede kendilerine, “Size taban maaş hakkı tanırsak diğer özel sektörler için de emsal olur” yanıtını verdiğini söyledi. Öğretmenlerin talep ettiği taban maaş ise 50 bin TL.
KIDEM TAZMİNATIM YOK
İstanbul’da özel okulda çalışan edebiyat öğretmeni Zeynep Demirel, yaz aylarında maaş ödenmemesi için her yıl istifa dilekçesi imzalatıldığını anlattı. Demirel, şunları söyledi:
-“Okullar yaz maaşı vermemek için haziran ayında bize istifa dilekçesi imzalatıyor. Eylül ayında ise aynı kurumda yeniden işe başlatıyorlar. Bunun çok ciddi sonuçları var. 13 yıldır bu şekilde işe giriş çıkış yapıldığı için kıdem tazminatı hakkım yok. Öğretmenden öğretmene değişiyor; asgari ücret alan da var, asgari ücretin altında çalışan da var.
-Maaşlar asgari ücretin altından başlayıp 60 bin liraya kadar çıkıyor. Ben 45 bin liraya çalıştım. Üç kardeşimle yaşıyorum, evin kirasını tek başıma ödüyorum. Kardeşlerimin sorumluluğunu üstlendim. Bu maaşla İstanbul gibi bir şehirde yaşamak çok zor. Sürekli bir şeylerden kısmaya, ucuz gıda almaya, kıyafet takası yapmaya çalışıyoruz. Yaşamıyoruz, hayatta kalmaya çalışıyoruz.”
KONTENJAN DIŞI
Hakkari’den 24 saatlik otobüs yolculuğuyla Ankara’ya gelen İngilizce öğretmeni Sibel Ediş ise mülakat mağduru olduğunu anlattı.
Öğretmen, “Sınava 4-5 ay kala ailemle ve sosyal hayatımla bütün bağımı kopardım. KPSS’den 77 puan aldım. Kontenjan 968 kişiydi, benim sıralamam 860’tı. Kesin atanacağımı düşündüm. Sonra iki ay boyunca mülakata hazırlandım. Soruları bildiğim halde çok düşük puan verildi ve kontenjan dışında kaldım” dedi.
60 SAAT DERSE GİRİYORUZ
14 yıllık öğretmen Rabia Atbaş ise özel okulların gösterişli binalarının ardındaki öğretmenlerin koşullarına dikkati çekti. Atbaş şöyle konuştu:
-“Ben öğretmenliğe daha öğrenciyken etüt merkezinde başladım. O zaman hafta sonları çalışıyordum ve asgari ücret alıyordum. Bugün ise haftada 50-60 saat derse girip hala asgari ücret alan öğretmenler var. Ailemle yaşamama rağmen geçinemiyorum. Özel okulların altın varaklı girişleri, havuzları, paten pistleri var. Velilere bunlar gösteriliyor.
-Ama velilerin ilk sorması gereken soru ‘Bu okul öğretmenine ne kadar maaş veriyor?’ olmalı. Öğretmen sınıfa borçlarını düşünerek girmemeli. Biz eğitim fakültesi bitirdik, formasyon aldık. Ama yaşadığımız ekonomik sıkıntı ve mesleğimizin itibarsızlaştırılması öğrencilerimize de yansıyor. Çocuklar mutsuz olduğumuzu görüyor. Bir öğrenciden 1 milyon lira alan okullar var. Patronun tek bir öğrenciden elde ettiği gelir, neredeyse okuldaki bütün öğretmenlerin maaşını karşılayacak düzeyde.”
14 BİN LİRAYA ÇALIŞTIM
Fen bilgisi öğretmeni Ebru Havuz da üç yıldır atama beklediğini belirterek, “İki yıldır Meclis’e gelip hakkımızı arıyoruz. Milletvekilleri de bize haklı olduğumuzu söylüyor ancak ‘Bakanlıkta tıkanıyor’ diyorlar. KPSS’den derece yaptığımda 24 yaşındaydım, şimdi 27 yaşındayım. Üç yıldır atanmayı bekliyorum. Bu süreçte kurs merkezinde 14 bin liraya çalıştım, kalan zamanlarda ücretli öğretmenlik yaptım. Aile evinde yaşamasaydım bugün burada olamazdım. Mülakatım çok iyi geçti. Hatta komisyon üyeleri beni ‘Hayırlı olsun’ diyerek uğurladı. Buna rağmen atanamadım” dedi.
