Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 45,5868 0,02 Değişim Euro : 52,9368 0,02 Değişim Altın : 6.646,36 %1,18 Değişim BIST 100 : 14.012,01 %-0,12 Değişim Brent Petrol : 111,01 -0,97 Değişim

Vatandaşın bankalara borcu çığ gibi büyüyor

Türkiye’de hanehalkı borçluluğu son yıllarda düşük seviyelerde seyretse de borcun yapısında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandı. TCMB’nin Finansal İstikrar Raporu’na göre, toplam borçların milli gelire oranı “emsal” ülkelere göre hâlâ sınırlı kalsa da kredi kartı ve kısa vadeli tüketici kredilerindeki hızlı büyüme öne çıktı.

Giriş : Güncelleme :
Vatandaşın bankalara borcu çığ gibi büyüyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Finansal İstikrar Raporu, Türkiye’de hanehalkı borçluluğunun son dönemde yeniden yükselişe geçtiğini ancak uluslararası karşılaştırmalarda hâlâ oldukça düşük seviyelerde kaldığını ortaya koydu.

2020 pandemi döneminde artan borçluluğun, sonrasında düzenlemeler ve yüksek faiz döneminde gerilediği görüldü. Rapora göre, hanehalkı borçlarının milli gelire oranı 2020’de yüzde 18 seviyelerindeyken 2024 sonunda yüzde 9 seviyesine kadar geriledikten sonra 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 10,1’e yükseldi. Böylece uzun süredir düşüş eğiliminde olan borçluluk oranı yeniden yükselişe geçti.

TCMB’nin derlediği verilere göre, toplam hanehalkı finansal yükümlülükleri mart itibarıyla 6,6 trilyon liraya ulaştı. Son bir yılda toplam yükümlülüklerdeki artış yüzde 50,3 olurken, yıllıklandırılmış üç aylık büyüme ise yüzde 37,4 olarak gerçekleşti.

Kredi kartları dikkat çekti

Borç kompozisyonunda en dikkat çekici değişim kredi kartlarında yaşandı. Grafikler, son yıllarda kredi kartlarının hanehalkı borçları içindeki payının belirgin şekilde arttığını gösterdi.

2023 sonrası dönemde özellikle yüksek enflasyon ve faiz ortamı, alım gücündeki düşüş, tüketim eğilimindeki artış ve taksitli harcamalarla birlikte bireysel kredi kartı borçları hızla yükseldi.

Mart 2026 itibarıyla bireysel kredi kartı borçlarının toplam yükümlülükler içindeki payı yaklaşık yüzde 48-50 bandına çıktı. Bu oran geçmiş ortalamaların üzerinde oldu.

Bireysel kredi kartı bakiyesi yıllık bazda yüzde 53,6 büyüyerek 3,17 trilyon liraya yükselirken, taksitli bireysel kredi kartlarında yıllık büyüme yüzde 69’a yaklaştı. Takipteki alacaklarda da yüzde 67,7’lik artış dikkat çekti.

İhtiyaç kredileri yeniden hızlandı

Raporda, ihtiyaç kredilerindeki güçlü artış da dikkat çekti. İhtiyaç kredileri yıllık bazda yüzde 53,7 artarak 2,5 trilyon liraya ulaştı.

Özellikle kredili mevduat hesaplarında (KMH) büyümede, bakiye yıllık yüzde 67,2 artış gösterirken, toplam borç içindeki pay da yükselmeye devam etti. Grafikler, KMH kullanımının tarihsel ortalamaların üzerine olduğunu gösteriyor.

Konut kredilerinde gerileme
Enflasyondaki yükselişin etkileriyle konut fiyatlarındaki yükseliş ve yüksek faiz ortamı nedeniyle konut kredilerinin hem milli gelire oranında hem de toplam borçlar içindeki payındaki düşüş belirgin oldu.

2018 sonrası dönemde hanehalkı borç yapısında önemli değişim görülürken, geçmişte düşük faiz ve enflasyon ortamında en büyük kalemlerden biri olan konut kredileri yerini giderek kısa vadeli ve tüketim ağırlıklı borçlanmaya bıraktı.

Mart 2026 itibarıyla konut kredilerinin GSYH’ye oranı yüzde 1,1 seviyesinde kalırken, toplam borç içindeki payı yaklaşık yüzde 10-12 bandına kadar geriledi.

Türkiye, “emsal” ülkelere göre düşük borçlu

TCMB’nin uluslararası karşılaştırmasına göre, Türkiye’de hanehalkı borcunun milli gelire oranı “emsal” ülkelere göre düşük seviyelerde bulunuyor.

Güney Kore, Malezya ve Çin gibi ülkelerde hanehalkı borçluluğu milli gelirin yüzde 50 ila 90’ına yaklaşırken, Türkiye’de bu oran yüzde 10 seviyelerinde bulunuyor.

Rapor, Türkiye’de borçluluk seviyesinin düşük kalmasının finansal istikrar açısından önemli olduğunu gösterse de son dönemde borcun yapısındaki değişim risk oluşturuyor.

“Büyük resimde bir yanlışlık var”

TCMB’nin son düzenlemelerine yönelik değerlendirmesinde, TCMB’nin eski Başekonomisti ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hakan Kara, borçluluk düzeylerine yönelik grafiği paylaşarak şunları iletti:

“Dünyanın en düşük hane halkı borçluluğuna sahip bir ekonomide halen kredilerin sınırlanmasına ihtiyaç duyuluyorsa büyük resimde bir yanlışlık var demektir.”

Kısa vadeli tüketim finansmanı öne çıkıyor

Grafikler, Türkiye’de hanehalkı finansman yapısının uzun vadeli konut kredilerinden kısa vadeli tüketici finansmanına doğru kaydığını gösteriyor.

Yüksek enflasyon ortamında ev fiyatlarındaki yükseliş ve yüksek faizlerin de etkisiyle konut kredileri baskılanırken, kredi kartı ve ihtiyaç kredilerinin günlük harcamaların finansmanında daha yoğun kullanılması hem alım gücündeki düşüşü gösteriyor hem de vatandaşın üzerindeki faiz yükünü artırabileceğine yönelik de dikkat çekiyor.

ÖZDER ŞEYDA UYANIK / EKONOMİM