Gazete Memur - gazetememur.com


© Copyright 2026 Gazete Memur
Dolar : 46,4454 0,01 Değişim Euro : 53,2878 0,14 Değişim Altın : 5.963,33 %-0,28 Değişim BIST 100 : 14.423,00 %0,64 Değişim Brent Petrol : 80,57 0,90 Değişim

6 Şubat'taki hastane faciasında Sağlık Bakanlığı yüzde 95 kusurlu bulundu

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının 6 Şubat depremlerinde yıkılmasına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, binanın deprem güvenliği açısından yetersiz olduğunun yıllar öncesinden bilinmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmadığı belirtildi. Raporda Sağlık Bakanlığı yüzde 95, AFAD ise yüzde 5 kusurlu bulundu.

Giriş : Güncelleme :
6 Şubat'taki hastane faciasında Sağlık Bakanlığı yüzde 95 kusurlu bulundu

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının "A" bloğunun 6 Şubat depremlerinde yıkılması sonucu sekizi hemşire 72 kişinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, Sağlık Bakanlığı'nın yüzde 95 oranında kusurlu olduğu belirtildi.

İsmail Saymaz'ın aktardığına göre; Hatay 2. İdare Mahkemesi'nde Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davası kapsamında iki inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi, bir şehir plancısı ve bir mimar tarafından hazırlanan bilirkişi raporu mahkemeye sunuldu.

"DEPREMDEN ÖNCE YETERSİZ OLDUĞU BİLİNİYORDU"

Raporda, hastane binasının deprem güvenliği bakımından yetersiz olduğu, gerekli performans düzeyini sağlamadığı ve olası bir depremde göçme bölgesinde kaldığının depremden önce teknik raporlarla ortaya konulduğu belirtildi.

Bilirkişiler, yapının güçlendirilmesi ya da güçlendirme maliyetleri dikkate alınarak yıkılıp yeniden yapılması gerektiğinin de depremden önce açıkça belirlendiğini vurguladı.

Raporda, mevcut haliyle kamu hastanesi olarak kullanılmaya devam edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde güçlendirme, tahliye, kullanımın sınırlandırılması, yenileme veya yıkım süreçlerinin başlatılmasının sağlık idaresinin sorumluluğunda olduğu ifade edildi.

Hastanelerin afet anında hizmet vermesi gereken kritik yapılar olduğuna dikkat çekilen raporda, deprem güvenliği yönünden tespit edilen eksikliklerin diğer yapılara göre daha öncelikli ve ivedi şekilde ele alınması gerektiği kaydedildi.

SAĞLIK BAKANLIĞI YÜZDE 95, AFAD YÜZDE 5 KUSURLU
Raporda, yapının deprem güvenliği açısından yetersiz olduğunun ve göçme riski taşıdığının bilinmesine rağmen kullanılmaya devam edilmesinin, öngörülebilir bir risk karşısında gerekli önleyici tedbirlerin alınmadığını gösterdiği belirtildi.

Bu nedenle sağlık idaresinin asli ve belirleyici kusurlu olduğu değerlendirilirken, Sağlık Bakanlığı'nın kusur oranı yüzde 95 olarak hesaplandı. AFAD ise afet risklerinin azaltılması, kritik kamu yapılarındaki risklerin belirlenmesi ve kurumlar arası koordinasyon görevlerini yeterince yerine getirmediği gerekçesiyle yüzde 5 kusurlu bulundu.

GÜÇLENDİRME KARARI UYGULANMADI

İsmail Saymaz'ın aktardığı bilgilere göre, hastane binası hakkında 2011 yılında yıkım ya da güçlendirme kararı alınmasına rağmen bu karar hayata geçirilmedi.

Başhekimlik, İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı arasında 2021-2022 yıllarında güçlendirme için yazışmalar yapıldığı, ancak yaklaşık 997 milyon 690 bin liralık maliyet nedeniyle gerekli ödeneğin sağlanmadığı belirtildi. Depremden yaklaşık 10 ay önce ise hastaneye güçlendirme giderinin döner sermayeden karşılanmasının önerildiği aktarıldı.

"72 CAN RANT VE KOLTUK SEVDASINA KURBAN EDİLDİ"

Depremde hemşire olan eşini kaybeden Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şubesi Başkanı Abdullah Gül, yaşananların ihmal değil "cinayet" olduğunu söyledi.

Gül, "2016 yılında yeni hastanemiz varken, doğum evi deprem riski nedeniyle kapatılıp

yıkılmışken ek binanın kullanılmaya devam edilmesinin tek sebebi rant ve koltuk sevdasıdır. 72 canımıza karşılık bir tek tutuklu yoktur. 6 Şubat'ta sönen ışıklar adalet yerini bulana kadar yanmayacak" dedi.

YALNIZCA ESKİ İL SAĞLIK MÜDÜRÜ YARGILANIYOR

Faciaya ilişkin davada yalnızca dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat, Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla yargılanıyor. Dosyada başka sanık bulunmuyor.

BİRGÜN