Kamu görevlilerinin dolandırıldığı vurgununda cezalar onandı
Diyarbakır’da aralarında çok sayıda hakim, savcı, Mülki İdare Amiri ile üst düzey emniyet ve istihbarat görevlilerinin de yer aldığı kamu görevlilerinin birikimlerini, “Paranızı çalıştıralım, size banka mevduat faizinin çok üzerinde kar payı verelim” diyerek milyonlarca liralık vurgun yapan Zerya Kuyumculuk davasında 3 sanığa verilen 448’er yıl hapis cezasıyla ilgili 16 mağdur yönünden verilen cezalar Yargıtay’ca onanıp kesin hükme bağlandı.

ÖZÜR CEBE / NEFES
Diyarbakır’da aralarında bazı Yargıtay tetkik hakimleri, Adalet Bakanlığında görevli hakim ve bürokratlar ile çok sayıda hakim, savcı, emniyet amirleri, vali, vali yardımcıları, kaymakam ve istihbarat görevlilerinin de içinde yer aldığı kamu görevlilerinin paralarını saadet zinciri yöntemiyle çalıştırıp yüksek kar payı vaadiyle faiz ödeyen ve bir gece yarısı dükkânı kapatarak kaçan Zerya kuyumculuk işletmecilerine verilen cezalar Bölge İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay 11. Ceza Dairesince ele alındı. 448’er yıl hapisle cezalandırılan Zülküf ve Zülfikar Ortaç kardeşler ile ortakları Serdar Adıgüzel’in 16 mağdura karşı dolandırıcılık suçları sabit görülerek mahkûmiyet kararları Yargıtay’ca onanıp kesin hükme bağlandı. Para kaptıran 64 mağdur ile ilgili de Bölge İstinaf Mahkemesi de bazı mağdurlar için verilen cezaları usul ve yasaya uygun bularak onadı. Bazı suçların ise teşebbüs aşamasında kaldığı ve eksik araştırma yapıldığı için bozulmasına karar verdi.
'DÜŞERSE ALACAĞIZ, YÜKSELİRSE SATACAĞIZ'
Yargıtay ve İstinaf kararında, sanıkların HTS kayıtları, aklama suçu inceleme raporu, MASAK raporu, bilirkişi raporu ve sosyal ekonomik durum araştırmaları birlikte değerlendirildiğinde, ortak oldukları işyerine gelen mağdurlara, altın ve döviz fiyatlarının düşmesi halinde alım yapacaklarını, yükselmesi halinde satım yapacaklarını ve al-sat işleminden yüksek kar elde edecekleri vaadinde bulundukları ifade edildi.
TANIDIK REFERANSIYLA SAADET ZİNCİRİ HALKASI
Sanıkların mağdurları aldatarak yersiz bir güven oluşturdukları, aldanan mağdurların altın ve dövizlerini teslim ettiği kaydedildi. Mağdurların, tanıdık referansıyla geldiği, işlem yapanların işlemlerinin bilgisayara kurulu programa kaydedildiği ve tüm al-sat işlemleri ile kişilerin hesap durumlarının bu programda kayıtlı olduğu ifade edildi.
BİLGİSAYARI KAÇIRDILAR
Sanıkların milyonlarca liralık vurgun yaptıktan sonra olay günü alacaklıların kayıtlı olduğu program yüklü bilgisayarı da kuyumcu dükkânından sökerek ana kasasıyla kaçtıkları, bilgisayarın ele geçirilemediği bildirildi. Para kaptıran mağdurların bir kısmının paralarını banka havalesiyle gönderdiği, bir kısmının verdikleri altın ve dövizleri bilgisayar programına işletip karşılığında işlem fişi aldıkları, bazılarının da güvendikleri için sadece alacaklarını kartvizit üzerine yazdırdığı vurgulandı. Sanıkların, alacaklı listesinin bulunduğu bilgisayar ile para ve altınları alarak kaçtıklarının duyulması üzerine polislerin işyerine giderek çilingirle kepengi açtığı, içerideki kasalarda az miktarda para ve ziynet eşyası çıktığı kaydedildi.
KEPENKLERİ İNDİRİP VALİZLERLE KAÇTILAR
Adana’da yakalanan 3 sanığın mağdurlardan aldıkları altın, döviz ve TL cinsindeki paralarla sanıkların üzerine kayıtlı mal varlıklarının karşılaştırmasında, mağdurların kendilerine verdiklerini paraları karşılayacak düzeyde mal varlıklarının olmadığının tespit edildiğine dikkat çekildi. Sanıkların bu şekilde, mağdurların iradelerini fesada uğratarak çok kar elde edecekleri vaadiyle kandırıp oluşturdukları güven ile dolandırıcılık suçunu işlediklerinin sabit olduğu vurgulandı. Sanıkların kaçmadan önce hesaplarındaki tüm paraları sıfırladıkları, gerek Zerya Kuyumculuğa ait işyeri güvenlik kamerası, gerekse KGYS görüntüleri incelendiğinde, olay günü sabah işyerine gelen Zülküf Ortaç ile Serdar Adıgüzel’in vitrinde ve kasadaki tüm ziynet eşyaları ile döviz ve paraları bir valize doldurup, alacaklı listesinin kayıtlı olduğu bilgisayarı da sökerek valize bırakıp işyeri önünde bekleyen aracın bagajına yerleştirip hızlıca uzaklaştıkları belirtildi.
İŞTİRAK HALİNDE DOLANDIRICILIK
Sanıkların, kendilerine teslim edilen birikimlere karşılık mağdurlara bir miktar para verip kazanç sağladıkları şeklinde yetersiz bir algı oluşturduğu, asıl
amaçlarının mağdurlardan daha çok para almak ve paralarını geri istemelerini engelledikleri ifade edildi. Yüksek meblağda haksız kazanç sağladıktan sonra da işyerini kapatarak kaçtıkları vurgulandı. Mağdur ve sanıklar arasındaki para ilişkisinin normal bir ticari ilişki olmadığı; sanıkların para ve ziynet eşyalarını işyerinden kaçırıp bankalardaki hesapları sıfırladıkları da dikkate alındığında, ödeme iradesini göstermedikleri kaydedildi. Sanıkların sürecin başından sonuna kadar dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri, yüksek kâr elde edecekleri yönünde kanaat uyandırıp güven duygusuyla mağdurları aldattıkları dikkate alındığında iştirak halinde hareket ettikleri belirtildi.
KUZEY IRAK’A KAÇARKEN YAKALANDI
Tutukluyken mağdurların zararını giderme sözü verip tahliye edildikten sonra kayıplara karışan sanık Zülküf Ortaç, 448 yıl hapisle cezalandırılınca soluğu Habur Sınır Kapısında aldı. Yasa dışı yollarla Kuzey Irak’a kaçmak isterken yakalanan Ortaç, paralarını işlettiği hakim, savcı, mahkeme başkanı, Başsavcı ve Başsavcı vekilleri ile vali ve kaymakamların isimlerini tek tek açıkladı. Ortaç, polisin kendilerine operasyon yapmasından kısa süre önce bir başsavcı vekilinin kendisini telefonla arayarak “Emniyet size operasyon yapacak. Altın ve paraları kurtarın” diye bilgi verdiğini belirtti. Ortaç, kar payı vaadiyle kendilerine teslim edilen hakim, savcı ve mahkeme başkanı ile başsavcı ve başsavcı vekillerinin paralarını da tahliye olduktan sonra ödediğini söyledi. Ortaç, yargı mensuplarıyla ilgili itiraflarını sürdürünce mahkeme, sanığın dosya kapsamı ile ilgisi olmayan birçok isimden bahsettiğini ve bu isimlere yönelik birçok suçlamada bulunduğunu belirtti. Mahkeme, bahsi geçen hakim ve savcıların dava dosyasında taraf olmadıkları gibi, yokluklarında yapılan ithamlara cevap veremeyecekleri, lekelenmeme hakkının ihlal edilebileceğini dikkate alarak sanığa isimlerini zikrettiği kişilerle ilgili suç duyurusunda bulunabileceği uyarısında bulundu. Sanık suçlamalarını sürdürünce mahkeme bu beyanları zapta geçirdi.
BDDK LİSTE GÖNDERDİ KAMU GÖREVLİLERİ ŞİKÂYETÇİ OLMADI
BDDK tarafından Başsavcılığa gönderilen yazıda, Zerya Kuyumculuk ile para transferi gerçekleştiren üst düzey unvanlı kamu görevlilerinin isim listesi de dava dosyasında yer aldı. Ancak gerek hakim ve savcılar, gerekse mülki idare amiri kamu görevlileri idari yönden soruşturma geçirecekleri endişesiyle Zerya davasında sanıklara para kaptırdıkları halde şikayetçi olmadı.
